Haberler
21.09.2025 14:00
İsrail’in 7 Ekim 2023’ten bu yana Gazze Şeridi’nde düzenlediği saldırılarda hayatını kaybedenlerin sayısı 65.174’e, yaralananların sayısı ise 166.071’e yükselmiştir. Filistin Sağlık Bakanlığı’nın açıklamasına göre, sadece yardım malzemeleri dağıtımı sırasında son iki ayda günlük ortalama 50 kişi İsrail’in ateşi sonucu hayatını kaybetmiştir. Bu süre zarfında 2.514 cenaze, 18.431 yaralı hastanelere ulaşmıştır. İsrail’in Gazze Şeridi’nde ateşkesi tek taraflı bozduğu 18 Mart’tan bu yana 12.622 Filistinlinin soykırıma uğramış, 54.030 kişi yaralanmıştır. Açlık ve yetersiz beslenme nedeniyle hayatını kaybeden sivillerin sayısı ise 440’a ulaşmış olup bunların 147’si çocuktur. Ayrıca BM destekli IPC raporuna göre 22 Ağustos 2025’te ilan edilen kıtlık sonrası 162 kişi daha hayatını kaybetmiştir.
Son açıklamalara göre, bu saldırılarda 18 binden fazla çocuk, 12 binden fazla kadın, 1.400’den fazla sağlık çalışanı, 113 sivil savunma personeli, 800’den fazla öğretmen, 13 binden fazla öğrenci, 202 basın mensubu ve 150’den fazla akademisyen hayatını kaybetmiştir. 2000’den fazla aile tamamen yok olmuş, 5000’den fazla ailede ise yalnızca bir kişi hayatta kalmıştır. Bu insanlık suçunun yanında doğaya ve hayvanlara karşı yapılan katliam da ağır bir vicdani sorumluluk oluşturmaktadır.
Uluslararası insani hukuk, sivillerin ve çocukların korunmasını, yardımların güvenle ulaşmasını emretmektedir. Ancak Gazze’de insani yardım hâlâ kısıtlıdır, hayat kurtaran malzemeler engellenmekte ve saldırılar sürmektedir. İnsanlık bu vahşi soykırımı durdurmak için elinden geleni yapmalı, dünyanın dört bir yanında bu zulmü haykırmalı ve Gazzeli sivillere her türlü yolla yardım ulaştırmalıdır.
Bu bağlamda, Yükseköğretim Kurulu’nun 17.09.2025 tarihli resmi yazısında da belirtildiği üzere, üniversitelerimizde 2025-2026 eğitim-öğretim yılı açılış derslerinde Gazze’deki soykırımın gündem yapılması insani ve vicdani bir görev olarak kabul edilmiştir.
Bu vesileyle üniversitemizde tüm eğitim birimlerinin ilk derslerinde Gazze’deki soykırım gündeme alınacaktır. Sessiz kalmıyor, öğrencilerimizle birlikte insanlık onuru ve adalet için sesimizi yükseltiyoruz.